Övünerek der ki, tavşan:
-Var mı benimle yarışan?
Yoktur ağır kabuğum, Ayağıma çabuğum.
Uzun yollar kısalır,
Kuşlar, ardımda kalır! Kaplumbağa, büzülmez, Siteme de üzülmez.
Hoş karşılar olayı, der ki:
-Vardır kolayı, Böbürlenme boşuna.
Hedefimiz son ağaç!
Lâfı terk et koşuna, Adımları haydi aç! Meydan böyle okunur, Söz tavşana dokunur.
Isırarak dudağı, der ki:
-Sırtın bir dağa benzer,
Adımını zor atarsın, Bir de caka satarsın,
Küstahlığın büyüktür. Yol almadan bir karış, Nasıl biter, gör, yarış!
Tilki, hakem seçilir, Bir düzlüğe geçilir.
Bir yer bulur serince,
Endişeyi atarak,
Tavşan çime yatarak, Uyku çeker derince.
Rakibinin işine,
Kaplumbağa sevinir,
Canı takıp dişine, Yorulmadan yarışır.
Mağrur tavşan ayılır.
Zor hedefte varışı,
Kaplumbağa yarışı,
Çünkü almış sayılır.
Akını son akındır,
İlerdeki söğüde,
Bir karıştan yakındır.
Biz gelelim öğüde: Hasma kıymet verelim, Amaca tez erelim.