Suyunun Suyu (Fıkra)

Yakın köylerden birinde oturan bir ahbabı Nasreddin Hoca’‘yı ziyarete gelir. Yatıya kalacak olan konuk Hoca’‘ya bir tavşan hediye eder. Hoca da konuğunu elinden geldiğince ağırlar.
Ertesi hafta tanımadığı bir adam Hoca’‘ya komşu olur. Adam;
“Hoca Efendi, ben geçen hafta tavşan getiren efendinin komşusuyum.”
Hoca, hediye edilen tavşanın suyuyla bir çorba hazırlatır ve sofraya getirerek;
“Afiyetle iç. Bizim hanım bu çorbayı senin köylünün getirdiği tavşanın suyundan yaptı.”
Üçüncü hafta aynı köyden iki kişi birden gelir ve;
“Biz o tavşanı getiren efendinin köyündeniz.”
“Buyurun.” der Hoca,”Bu çorbayı o tavşanın suyundan pişirdi bizim hanım.”
Dördüncü haftada birkaç kişi birden gelince Hoca köylülere ders vermek ister. Önlerine bir tas sıcak su koyuverir. Köylüler içtiklerinin sıcak su olduğunu fark edince şaşırıp kalırlar. Fırsatını yakalayan Hoca verir veriştirir:
“Ulan köftehorlar, hemşeriniz dört hafta önce bir tavşan getirdi, her hafta birileri gelip konuk oldu. Artık tavşan kalmadı. Varın köye haber verin!”