Sondaki Est’‘leri Görmüyor musun? (Fıkra)

Hoca, medresede öğrenciyken Arapça ve Farsça derslerini de okumuştur. Ancak günlük hayatta bu dilleri pek kullanmadığı için unutur. Bir işgüzar da Hoca’‘nın Arapça ve Farsça bilip bilmediğini anlamak için onu sıkıştırmaya başlar:
“Hocam, iyi hoş adamsın; seni çok severim. Ama Farsça bilmediğin için vaazlarından yeterince yararlanamıyorum.”
Bunun üzerine Hoca öfkeyle adama çıkışır:
“Be adam, benim Farsçayı bilmediğimi de nereden çıkardın? Dinle bakalım, Farsça nasıl konuşulurmuş, nasıl Farsça şiir okunurmuş: 'Mor menekşe boynun eğmiş uyurest, Kâfir soğan kat kat urba giyerest.
‘‘ Soruyu soran işgüzar, önceleri şaşırırsa da kendisini hemen toparlayarak Hoca’‘ya bir soru daha sorar:
“Aman Hocam sen de! Farsça bunun neresinde ki?”Hoca bu, altta kalır mı hiç! Adamı önce dikkatle süzer, sonra da tebessüm ederek cevabını yapıştırır:
“Neresinde olacak yahu! Sonlarında elbette. . . Sen oradaki ‘‘est’‘leri görmüyor musun?”