Mühlet Verseydi (Fıkra)

Hakim isim ve hüviyetini sorduktan sonra davacıya döndü:
“- Söyleyiniz bakalım, davanız nedir?”
“- Efendim, bendeniz bu adama bin lira ödünç vermiştim.
Kendisini pek ziyade emniyetli bir adam bilirdim. Halbuki yanılmışım... Dört seneden beri bir türlü paramı alamadım.
Nihayet hakkımı kurtarmak için yüksek mahkemenize müracaata mecbur oldum.”
Hakim dava edilene sorar:
“- Siz ne diyorsunuz, bu adamın sizden bin lira alacağı var mı?. Borcunuzu inkar ediyor musunuz?”
“- Haşa, inkar etmiyorum.”
“- Demek bu zata bin lira borcunuz olduğunu ikrar ediyorsunuz?”
“- Evet, ikrar ediyorum kendisine tam bin lira borcum var.”
“- Pek ala, neden borcunuzu tediye etmiyorsunuz?”
“- Kim tediye etmiyor, bay hakim rica ederim böyle söylemeyin, bu bana hakarettir. Ben borcuna son derece sadık bir adamım... Dört seneden beri kendisinden parayı tedarik etmek için üç ay mühlet istiyorum, bir türlü vermiyor ki parayı tedarik edeyim!..”