|
# Tarihi Kişilikler
Anadolu Selçuklu Sultanları
Astronomlar
Hanım Sultanlar
İslam Alimleri
Mimarlar
Osmanlı Padişahları
Osmanlı Paşaları
Türk Büyükleri
|
MEHMED ÂTIF EFENDİ, KUYUCAKLIZÂDE kimdir?
(ö. 1847) Osmanlı kadısı, matematik ve astronomi âlimi. 1823’te İzmir, daha sonra Şam kadılığına getirildi ve arkasından kendisine bilâd-i hamse (İstanbul, Edirne, Şam, Mısır ve Filibe), Mekke ve İstanbul pâyeleri verildi. 1846’da fiilî İstanbul kadılığına tayin edildi. Bu görevini sürdürürken vefat etti; kabri Eğrikapı civarındadır. Eserleri. 1. Nihâyetü’l-elbâb fî tercemeti Hulâsati’l-hisâb. XVII. yüzyıldan itibaren Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulan Bahâeddin el-Âmilî’nin Hulâsatü’l-hisâb’ının tercüme ve şerhidir. Öğrencilere geniş ölçüde yararlı olacağı düşünülen bu çalışma II. Mahmud’un isteği üzerine 1242 (1826-27) yılında kaleme alınmış, bilhassa şerh kısmında Batı Avrupa matematiğine ait bazı yeni bilgilere de yer verilmiştir. Ayrıca zikredilen kitap ve müellif isimlerinden, Osmanlı kültür muhitinde kullanılmakta olan klasik Yunan ve İslâm matematik eserlerinden de faydalanıldığı anlaşılmaktadır. Bu özellikleriyle kitap, üç asır boyunca medreselerde okutulan Hulâsatü’l-hisâb’ın kısmî tercümelerinin yanında Türkçe’ye yapılan ilk ve yegâne tam tercümesidir (Kandilli Rasathânesi Ktp., nr. 127/2, mütercim hattı). 2. Müstahzarât fî hisâbi’l-mechûlât. Müellif cebir ilmiyle alâkalı olan bu Arapça eseri yeni matematiğin kurallarından, eski matematiğin de bazı özelliklerinden (fevâid) hareketle yazdığını belirtir. Kitap, bilhassa eski ve yeni cebirin birlikte ele alınışına örnek teşkil etmesi bakımından ilginç bir çalışmadır (Kandilli Rasathânesi Ktp., nr. 127/5, müellif hattı). 3. Mü’essisü’l-füyûzât. Yer ölçümü (misâha) dalında Arapça olarak yazılmış bir mukaddime, iki makale ve bir hâtimeden oluşan eserde üçgen, dörtgen gibi klasik misâha iliminin kapsamına giren geometrik şekillerin alan hesabı örneklerle ele alınır (TSMK, Hazine, nr. 610). 4. Risâle fî amel-i teczîr. Karekök hesaplama yöntemiyle ilgili Türkçe küçük bir çalışma olup herhangi bir sayının karekökünü hesaplarken takip edilecek yöntemi açıklar (Kandilli Rasathânesi Ktp., nr. 127/3). 5. Teshîlü’l-idrâk Terceme-i Teşrîhu’l-eflâk. Bahâeddin el-Âmilî’nin, Osmanlı medreselerinde nazarî astronomi alanında ders kitabı olarak okutulan Teşrîhu’l-eflâk adlı eserinin müellifin 1831’de Şam kadısı iken yaptığı tercüme ve şerhidir. Şerhte dikkati çeken en önemli husus matematik açısından Batlamyus, Brahe ve Copernicus sistemleri arasında bir fark gözetilmemesi, ayrıca güneş merkezli sistemin eskiden beri, özellikle Pisagorcular’dan itibaren bilindiğinin kaydedilip meselenin astronominin teknik bir sorunu olduğunun vurgulanmasıdır. Bu tavır, Mehmed Âtıf’ın Batı bilimine ait bir fikri benimsemek için kendi geleneğinde o fikrin benzerini aradığını ve Frenk âlimlerine ait birçok düşüncenin aslında kadîm gelenekte (Yunan ve İslâm) bulunduğunu tesbit etmeye çalıştığını gösterir (Kandilli Rasathânesi Ktp., nr. 127/1, mütercim hattı). 6. Ta’lîkat ‘alâ Risâle fî zâti’l-kürsî. Müneccimbaşı Mehmed b. Ali Hamîdî’nin astronomi gözlem aletlerinden olan zâtü’l-kürsî konusunda kaleme aldığı risâleye Arapça bir ta‘likattır (Kandilli Rasathânesi Ktp., nr. 127/
Ölüm Yılı: Miladi 1847
Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi |