EZOP, kimsenin iyiliğini düşündüklerinden değil, kendi çıkarlarını aradıklarından başkalarına öğüt vermeye kalkanların durumunu şöyle anlatıyor:
Bir tilkinin kuyruğu kapana sıkışmış, kopuvermiş; tilki o kadar utanmış ki: "Artık bana yaşamak haram oldu! Herkesin içine böyle nasıl çıkarım?" diye düşünmeye başlamış.
Düşünmüş düşünmüş, aklına bir çare gelmiş: "Öteki tilkiler de kuyruklarını kessinler, birinin benden farkı kalmasın!" demiş.
Bütün tilkileri başına toplamış, onlara öğüt vermiş: "Bu koca kuyruğu arkanızda ne diye taşırsınız? Hem çirkin, hem de yük oluyor... Hiçbir işe de yayamıyor: kesip atıverin" demiş.
Ama dinleyenlerden biri söz almış: "Haydi sen de! Bir çıkarın olmasa bize böyle öğüt mü verirsin!" demiş.