EZOP, “Bayağı insanlar herkesleri kıskanıp ellerinden gelmeyecek şeylere özenir, ellerinden geleni de artık beceremez olurlar” diyor ve anlatıyor:
Eskiden çaylağın sesi böyle değilmiş, keskin bir sesmiş.
Ama bir gün çaylak atın kişnemesini duymuş, pek hoşuna gitmiş, kendi de ille öyle bağırmak istemiş.
Uğraşmış, uğraşmış, bir türlü becerememiş; kişneyebilmek şöyle dursun, eski sesini de yitirmiş.
İşte o zamandan beri çaylağın sesi ne at sesine benzer, ne de kuş sesine.