Ecdadımız Yüz Akımız (Hikaye)

Altı asır gibi uzun bir süre üç kıtada hükmünü yürüten ecdadımızın medeniyet mirasını inceleyip araştırmadan içte ve dıştaki bazı gafil ve hainlerin ona, “emperyalist” yaftasını yapıştırarak mahkûm etmeye çalışmalarına mukabil, Macaristan İlimler Akademisi tarafından ortaya çıkartılıp yayınlanan bir belgede tesbit edilen şu bilgi, ecdadımızın gerçekten de yüz akımız olduğunu haykırırcasına ispat ediyor:
Osmanlı Devleti, Macaristan’da hâkim olduğu devirlerde, Macar halkından yılda 7 milyon akçe 21 milyon vergi toplayıp, buna karşılık aynı yıl Macaristan’a 21 milyon akçe yatırım yapmış…
Yabancı bir kumaş tâcirinin Osmanlı ülkesine gelerek bir kumaş imalathanesinin mallarını beğenip hepsini almak istedikten sonra, mal sahibinin kumaş toplarını denklerken bir top kumaşı ayırdığını görüp bu hareketinin sebebini sorması üzerine Osmanlı esnafı şöyle demiştir:
“Onu sana veremem, kusurludur...”
Yabancı tâcir; “Ziyanı yok, önemli değil.” demesine rağmen Osmanlı esnafı, o kumaş topunu vermemekte direterek: “Benim malımın kusurlu olduğunu söyledim, biliyorsunuz. Fakat siz onu kendi memleketinizde satarken alıcılarınız orada benim bunları size söylemiş olduğumu bilmeyeceklerdir. Böylece de müşterilerinize kusurlu mal satmış olacağım. Neticede Osmanlı’nın gururu, şeref ve haysiyeti rencide olacak, bizi de hilekâr sanacaklardır. Onun için bu sakat topu asla size veremem…” demiştir.