Dünyaya Örnek Muhteşem Vasiyet (Hikaye)

Fatih Sultan Mehmed, kendi adıyla anılan külliyenin içinde şehrin fakirlerinin, düşkünlerinin ve şehitlerin yakınlarının istifadesi için bir de imarethane yaptırdı. Hassas ruhlu bir insan olan Fatih’in inceliği vasiyetnamesinin imarethaneyle ilgili kısmında da kendini gösterir. Şöyle ki: Fatih Külliyesi’nin imarethanesinden yararlanacak olan şehit yakınları ve fakir aileler yemek almaya kendileri gelmeyecekler; yemekler, kapalı kaplar içinde, hava karardıktan sonra onların evlerine götürülecekti. Yemeklerin gündüz vaktinde değil de karanlıkta bırakılmasının nedeni; ihtiyaç sahiplerinin onurlarının kırılmasına ve toplum içinde küçük düşmelerine meydan vermemekti. Fatih Sultan Mehmed’in, “İmarethanelerimdeki yemeği gelip yiyemeyenlere akşamları loş karanlıkta yemek dağıtılsın.” şeklindeki vasiyeti günümüzde belediye tarafından yerine getiriliyor ve her gün gece vakti düzenli olarak 2.000’in üzerinde vatandaşa, evlerine gidilerek yemek dağıtılıyor.
Evet, Fatih Sultan Mehmed o kadar ince düşünceli bir şahsiyetti ki, vasiyetinde değindiği hususlardan biri de şehirde bir yiyecek sıkıntısı çekildiği takdirde hastaların ihtiyaçlarının giderilmesine öncelik verilmesi hakkındaydı. Buna göre böyle bir durumda kullanılmak üzere yüz adet av silahı bırakılmıştı. Yiyecek sıkıntısı söz konusu olduğunda silahlar işin ehli insanlar tarafından avlanmak için kullanılacak ve avlanan hayvanların etleri öncelikle hasta ve fakir insanlar için kullanılacaktı. Bütün bunları düşünen ince ve hassas ruhlu padişah, vasiyetinde şöyle bir uyarı yapmayı da ihmal etmedi: Eğer yumurtlama ve yavrulama zamanları ise hayvanlar avlanmayacaktı. Hasta ve ihtiyaç sahibi insanların gıdalarının temini için başka çareler düşünülecekti. Görüldüğü gibi temizlik ve çevrenin korunması hususunda hassas olan Fatih, doğal hayatın ve hayvan neslinin korunmasında da son derece hassastı.