Bir Elma Çıksaydı Geri Dönerdim! (Hikaye)

Yavuz Sultan Selim, Mısır seferinde ilerlerken günlerce bahçelerden geçerler. Bir süre sonra çevrenin bereketli toprakları gerilerde kalır. Önce cılız otlar, sonra kavruk toprak. Derken uçsuz sahra… Beyin kaynatan bir güneş, taban yakan bir zemin… Ağza, burna, göze, hatta mataralara dolan ince kum… Çölün ayan beyan hissedilmeye başladığı anlarda Yavuz Sultan Selim, durur ve yanındakilere emreder:
“Bir elma getirin bana!” Vezirler şaşkındır.
“Aman efendim!” derler. “Evvelce söyleseydiniz bahçelerden geçerken tedârik ederdik, ama şimdi ne mümkün?”
“Ben anlamam. İcabında koca orduyu arayacak ve bir tane olsun elma bulacaksınız bana!”
Çöl ortasında bir telaşdır başlar. Askerlerin bütün eşyaları didik didik aranır. Ama bir tane olsun elma bulunamaz. Haber, Sultan’a ulaştığında bir şükür secdesi yapar.
“Sana şükürler olsun ya Rabbi!” diye dua eder. Sonra vezirlerine döner:
“Eğer bir elma çıksaydı geri dönerdim!”
"Maksadı, askerler bahçelerden geçerken, meyvelere zarar vermiş mi vermemiş mi? Bunu öğrenmek ister. İşte Osmanlı Ordusu, kul hakkından böylesine korkardı.
"