Avcı ile Aslan (Masal)

Ava çıkan bir avcı, ustadır ok atmada,
Fayda görmez hayvanlar bu belâya çatmada.
Sinmek için deliğe kaçışarak solurlar,
Av olmadan avcıya, gözden uzak olurlar.
Yalnız cesur bir aslan, meydan okur yılmadan; Korkutamaz, der kimse, beni mağlûp kılmada.
Avcıya der:
-Eğer yiğitsen dövüşmeyi dilerim;
Yenemezsen, adını yeryüzünden silerim.
Avcı, gerip yayını ilk okunu değdirir, Omzunu aslanın bir tarafa eğdirir.
Sonra der ki:
-Geriye aldırtayım sözünü,
Attığım ok haberci, bekle şimdi özünü!
Birinciden alınca aslan derin yarayı, Kaçmak için inine hiç geçirmez arayı.
Tilki, bakıp aslana der:
-Ayıp senin soyuna!

Yiğitlikte görmüşüz efendimi boyuna. Ormanda fil, kaplanın karşısına çıkarsın, Avcı ne ki? Yetişir bir pençede yıkarsın!

Aslan, der ki:
-Lâfın boş, bir saniye duramam, Böbürlenip canıma, kendim pusu kuramam!
Habercisi böyleyse, kendi nasıl bir düşün?
Aptallıktır sonunu beklemek dövüşün.

Jean de La Fontaine