EZOP, “Sivrisinek deyip de geçmeyin, fili bile korkutur” diyor ve anlatıyor:
Aslan Prometheus'tan yakınır dururmuş.
"Evet, bütün hayvanların kalıplarını o yoğurmuş, bütün hayvanlara o can vermiş. Beni büyük yaratmış, güzel yaratmış. Dişlerim de sağlam, cırnaklarım da: Tuttuğumu koparır, parçalarım. Bütün hayvanlardan güçlüyüm. Orası öyle ama gene de horozun öttüğünü duydum mu, ödüm kopar. Ne vardı beni böyle korkak yapacak!" dermiş.
Prometheus aslanın yakınmasını duymuş: "Bana ne suç buluyorsun? Ben seni elimden geldiği kadar bezedim, sana bütün üstünlükleri verdim. Korkmana gelince, senin ruhun zayıf da onun için korkuyorsun!" demiş.
Aslan dayanamamış: "Bu böyle olmayacak! Bari kendimi öldüreyim de kurtulayım!" demiş.
Yolda giderken file rastlamış.
Esenleşmişler, hoşbeş etmek için durmuşlar.
Aslan bakmış ki fil boyuna kulaklarını sallıyor, merak edip nedenini sormuş: "Ne oluyorsun böyle? Kulağın rahat edemez mi senin?" demiş.
O sırada başlarının ucunda ufacık bir sivrisinek dolaşıyormuş; fil onu göstererek:
"Vızıldaya vızıldaya uçan şu küçücük hayvanı görüyor musun? Hep onun yüzünden. Kulağımın içine bir girerse benim öldüğüm gündür" demiş.
Aslan buna bakmış da durumuna şükretmiş.
İçinden: "Ben de kalkmış, canıma kıyacaktım. Meğer ben gene mutluyum. Sivrisinek nerde, horoz nerde! Bir horozdan kaç sivrisinek çıkarsa ben de filden o kadar daha güçlü, o kadar daha mutluymuşum!" demiş..