Aslan ile Boğa (Masal)

Aslan, bir boğayı öldürmeyi kurmuştur, Fırsatsızlık yüzünden teşebbüsü durmuştur.
Bir gün, der ki içinden:
-“Güççe onun kadarım;
Tanrı için yalandan tuzak koyun adarım.
Aldanarak yemeğe davetime kurulur,
Bir dalgınlık ânında can evinden vurulur.”
Ev sahibi, boğayı karşısına almıştır;
Adak olan koyunu methetmeye dalmıştır.
Boğa bakar ki, inde ne kuzu var, ne koyun,
Lâkin hazır kap, kacak meydandadır bir oyun.

Kasap dizmiş sıraya, leğen, kebap şişini; Boğa baba dostunun anlar adak işini. Kaptırmadan tuzağa kaçar kafa, kolunu; İn kapısı dışında sağlar dönüş yolunu.

Kestirmeden yönelir cankurtaran dereye.
Ev sahibi seslenir:
-Böyle hemen nereye?
Eden mi var kötülük?
Nem kaparsın buluttan,
Mahrum etme dostunu, Şeref veren umuttan! Boğa der ki:
-Dizili inin şişi, leğeni;
Sonuna erdirir, ona baş eğeni!
Vay haline hem güçsüz, hem akılsız doğanın; Niyeti yok törene katılmaya boğanın!

Jean de La Fontaine