|
Arslan, Kurt ve Tilki (Masal)
Hayatının son günlerine ulaşan bir arslan, ihtiyarlıktan kımıldayamaz hale gelmiş. Romatizmadan bütün mafsalları ağrıdığı için avlanmak için yuvasından çıkamıyormuş. Genç ve kuvvetli olduğu günleri hatırlayarak acı gözyaşları döken arslan, yardımcıları komşu ülkelere yollamış. Bütün doktorların huzuruna getirilmesini emretmiş. Bu ilaçlar, arslanın midesini bozmaktan başka bir işe yarmamış. Bu sonucu gören arslan da onları ağır cezalara çarptırmış. Aradan günler geçmiş. Arslanın hastalığı çoğalmış.Tilkiye bir meseleden dolayı kızgın olan kurt, düşmanından intikam almak için fırsatın çıktığına inanarak arslanın ziyaretine gitmiş. İnandırıcı bir sesle: -Sizin hastalığınıza ancak tilki çare bulabilir, demiş. O, dünyanın en usta doktorudur. Böyle hastalıklar onun için bir çocuk oyuncağından farksızdır. Eski gençlik ve kuvvetine kavuşabilmek için her çareye baş vurmaya hazır olan Arslan, adamlarını göndererek, tilkiyi yanına getirtmiş. Korkunç bir kükremeyle: -Dünyanın en usta doktoru olduğun halde, niçin buraya gelmedin? Demiş. Hasta olduğumu duymadın mı? Tilki, bu oyunun kendisine kurt tarafından oynandığını anlamış. Fakat belli etmemiş. Kurnaz bir tebessümle: -Seyahatten bu gün döndüm, diye cevap vermiş. Aylardan beri uzak diyarlarda dolaşıyordum. Adamlarınız geldiği zaman, ben de yol yorgunluğuna aldırış etmeden, huzurunuza gelmek için hazırlanıyordum. Tilkinin verdiği cevaptan memnun kalan Arslan, yumuşak bir sesle:-Haydi beni muayene et, demiş. Bakalım ne tavsiye edeceksin... Tilki, doktor olmadığı halde, bilgisizliğini belli etmemeye çalışarak, arslanı dikkatle muayene etmiş. En sonunda: -Senelerce önce böyle bir hastalığa rastladığımı hatırlıyorum, demiş. Bu hastalığın bir tek çaresi vardır. Genç bir kurtu kesip etini yemek ve kürkünü sıcak sıcak sırtınıza geçirmek. Bu tedaviye bir ay devam edecek olursanız, eski günlerinize kavuşacağınıza yemin ederim. Bu sözleri işiten kurtun gözleri korkuyla irileşmiş. Fakat, kaçmaya fırsat bulamamış. Arslanın yardımcıları onu hemen yakalamışlar. Kafasını kesip, etini arslana ikram etmişler. Derisini de hırka gibi sırtına giydirmişler. Tilki de, bu karışıklıktan faydalanarak kaçmış. Uzak ülkelerde gizlenmiş. Arslan ölünceye kadar meydana çıkmamış. “Başkası için fenalık düşünmeyiniz. Ayın fenalık kendi başınıza gelebilir.”
Jean de La Fontaine
|