|
Amele ile Bülbül (Masal)
Amelenin biri, bütün bir yaz gecesi, Bülbül’ü dinleyerek o nefis sese hayran oldu. Ertesi gün, akşama kadar, tesirinden kurtulamayarak hep onu düşündü. Gece gelince de, bir tuzak kurup Bülbülü tuttu. Görülmemiş bir sevinç içerisinde,“Artık benim oldun” diye adeta çığlık attı.”Şimdi artık bundan sonra, istediğim kadar senin o güzel sesini dinleyebileceğim.” Bülbül cevap verdi: “Biz Bülbüller, hapisteyken ötmeyiz.”“Öyle ise seni yerim. Zaten, eskiden beri, bülbül ızgarasının çok lezzetli bir şey olduğunu duyardım.” Bülbül, onun sözünü kesti. “Lütfen beni yeme” diye yalvardı. “Beni azat edersen, sana şu zavallı bir lokmacık bedenimden çok daha kıymetli üç tavsiyede bulunurum.” Amele, Kuşu serbest bıraktı. Bülbül derhal uçarak, tehlikeden epeyi uzak bir dala konduktan sonra dedi ki: “Söyleyeceklerimin birincisi şu: Hiçbir zaman, bir mahpusun sözüne itimat etme. İkincisi de şöyle: Bir kere sahip olduğunu artık elinden bırakma. Üçüncüsüne gelince dostum, evet, üçüncüsü de, elinden giden için lüzumsuz kederlere düşme.”
Jean de La Fontaine
|