Ağaç ile Kamış (Masal)

Evet, küçüğüm, diye ağaç, bir gün, tam yanında yükselmiş olan Kamış’a hitap etti. “Neden köklerini iyice derinliklere daldırarak, toprağın üzerinde gelişip, benim gibi, dal budak salmıyorsun?” Küçük Kamış, alçak bir sesle:

“Ben halimden memnunum” diye cevap verdi. “O kadar muhteşem olmayabilirim ama, herhalde böyle daha emniyetteyimdir.” Yüce Ağaç:

“Emniyette mi?” diye güldü. “Kim benim köklerini yerden sökebilir veya bu kalın gövdemi kıvırıp bükebilir? Ne emniyetinden bahsediyorsun sen?”

Fakat bu sözün sakatlığı, çok geçmeden çıkıverdi: Müthiş bir kasırga esmiş, ağacı kökünden sökmüş ve iri gövdesini, lüzumsuz bir kütük halinde yere serivermişti. Buna mukabil kıvrak Kamış, kasırga boyunca iki yana sallanıp yattıktan sonra, fırtına dinince, en ufak bir zarara uğramadan yine eski dimdik halini almıştı.

“Kanaatkarlık, ekseriyetle emniyeti sağlar.”

Jean de La Fontaine