|
Adam ile Karısı (Masal)
Çok eskiden erkeklerin birden fazla karı almaya hakları olduğu bir devirde, orta yaşlı bir adamın birisi genç, diğeri yaşlı iki karısı vardı. Kadınlardan her ikisi de kendisini fevkalade çok seviyor ve gine her ikisi de, kocalarını, kendi arzularına göre görmeyi istiyorlardı. Yalnız, bu bahtiyar kocanın saçları, artık ağarmaya başlamıştı. Halbuki kır saçlar, genç karısı için, yaşlı bir koca görünmesine sebep olmaktaydı. Onun için, o beyaz saçlardan hiç hoşlanmayan genç kadın, her gece, sevgili kocasını dizlerine yatırarak tarakla, bir güzel başını taradıktan sonra, ne kadar beyaz saçı varsa birer birer hepsini yolmaya başlardı. Halbuki yaşlı karısı, vaziyetten son derece memnundu. Çünkü, kocasının kırlaşmaya başlayan saçları, kendisini, onun annesi zannedilmesi tehlikesinden, artık hamdolsun kurtarmış olacaktı. Bu sebeple, o da her sabah kocasını önüne alır, okşaya, seve, öpe, başındaki saçları güzelce tarayıp intizama soktuktan sonra, siyah renkte olanlarını, mümkün olduğu kadar cımbızla, birer irer temizlemeye koyulurdu. Fakat meselenin asıl mühim tarafı şu idi ki, pek az zaman sonra, adamcağızın başında yolunacak siyah veya beyaz tek bir tel saç dahi kalmadı. “Her şeye rıza gösterirsen, az sonra, ortada, baş eğecek bir şey kalmadığını görürsün.”
Jean de La Fontaine
|